HZ. PEYGAMBER HZ. HATİCE İLE EVLENİYOR…..

    Resulûllah’ın ve ailesinin, tarım ve ziraatle uğraştığına dair hiç­bir bilgi mevcut değildir. Hz. İbrahim'in (a.s.) şu duasında da zik­rettiği gibi: “Ey Rabbimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için Ben; çocuklarımdan bir kısmını Senin Beyt-i Harem’inin (Kâbe’nin) ya­nında, ekinsiz bir vadiye yerleştirdim...” (İbrahim, 37)

HZ. PEYGAMBER HZ. HATİCE İLE EVLENİYOR…..
Prof. Dr. Haydar Baş

HZ. PEYGAMBER HZ. HATİCE İLE EVLENİYOR…..

Mekke vadisinde ziraat yoktur. Geriye yalnız ticaret kalıyor. Bu ticaret de, daha çok; ku­maş, yiyecek, kuruyemiş, silah ve güzellik malzemeleri üzerine idi.

Habibullah (s.a.v.), gençlik dönemine girmesiyle beraber ti­caretle uğraşmaya başlamıştır. Mekkeli tüccar Kays b. es-Saib, İslam’dan önce O’nunla ticarî münasebetleri olduğunu ve O’ndan daha iyi bir ortağa rastlamadığını anlatır. “İşini, her zaman en iyi şekilde yapardı. Kervanla beraber Mekke’ye döndüğüm zaman herkes bana ne elde ettiğimi sorarken, O nasıl olduğumu sorardı” diyor, Kays İbn-i es-Saib.

    

     Mekkelilerin tâcire (kadın tüccar) ve tâhire (temiz kadın) adını verdikleri Hz. Hatice, Mekkeli zengin bir dul kadın idi. İki kez ev­lenmiş, iki eşini de kaybetmişti. (İlk eşi, Atik el-Aziz et-Tamime; ikinci eşi, Hind b. Zürare’dir. Her iki eşinden de birer çocuğu ol­muştur).

     Birkaç sene kıtlığın ağır basması üzerine Ebu Tâlib, yeğenini iş istemesi için Hz. Hatice’ye gönderdi. Hz. Hatice de, ahlakının güzelliğini ve ününü sık sık duyduğu Hz. Muhammed’e memnu­niyetle kervanını emanet etti ve O’nu, kölesi Meysere’yi de yanı­na katarak Kudüs yakınlarındaki Busra denilen yere gönderdi. Hz. Muhammed’in burada Nestura isimli keşişle karşılaştığı tarihçiler tarafından anlatılır. Her an O’nun başının üzerinde dolaşan bulut keşişin dikkatini çekmiş ve Kendisiyle tanışmak istemiştir. Evvel­ce tanışmış olduğu Meysere’yi yanına çağırtarak Hz. Muhammed hakkında bazı sorular sordu. Aldığı cevaplar karşısında irkilen ke­şiş; “O peygamberdir, hem de peygamberlerin sonuncusudur” de­mekten kendisini alamamıştı.

   

    Hz. Muhammed (s.a.v.), alışverişlerini tamamladıktan sonra Mekke’ye döndüler.

Meysere, yolculuk boyunca rahipten duyduklarını; Hz. Peygam­berin üzerinde bir bulutun devamlı sûrette kendisini gölgelendirdi­ğini, O’nun alışverişteki doğruluğunu ve şahsiyetini Hz. Hatice’ye bir bir anlattı. Hz. Hatice’nin Peygamberimize karşı saygı ve sev­gisi bir kat daha artmıştı.

Hz. Hatice, iş bahanesiyle Hz. Muhammed’i sık sık evine davet etti ve hediyeler gönderdi. Allah Resulü ile evlenmeyi istiyordu. Sonunda meseleyi dostu Nüfeyse’ye açtı. Onun aracılığıyla Mu­hammed (s.a.v.) ile Hz. Hatice evlendi (Miladi, 595). O sırada Hz. Muhammed (s.a.v.) 25, Hz. Hatice ise 40 yaşında bulunuyordu.

     

Peygamber Efendimizin, daha sonra Hz. Mariye’den olan oğlu İbrahim hariç diğer çocukları Hz. Hatice’dendi. Bunların isimle­ri: Kasım, Zeyneb, Rukiyye, Fatıma, Ümmü Gülsüm ve Abdullah idi. Kasım ve Abdullah küçük yaşta vefat etmişler; kızları ise İsla­mî döneme erişmişlerdir. Hz. Peygamber, her safhada olduğu gibi aile hayatında da örnek ev reisi olmuş; hanımına çocuklarına karşı her hâl ü kârda müşfik davranmışlardır. Öyle ki; Hz. Hatice’nin diğer eşinden olan çocukları da, annelerini ziyarete geldiklerinde Hz. Muhammed’den (s.a.v.) çok iyi muamele gördüklerini ifade etmişlerdir.

 

 

Prof.Dr. Haydar BAŞ   Rahmeten li’l-Alemin cilt 1 Kitabı sayfa : 99 /101

Yazıyı hazırlayan: Gökhan Demir