SAYIN PROF.DR.HAYDAR BAŞ İLE OLAN HATIRALARIM…..

  Ben Prof.Dr.Haydar Başı 2005-ci yıldan tanıyırom. Hörmətli dostum Dr.Aqil Eyvazov bizi tanıştırdı. 2005-ci yılda ben Sovyetler Birliyinin gerçekleri, iyilikleri, kötülükleri içinde yaşamış bir insan idim. Onunla tanışlığım benim hayatımı, hayata bakış bucağımı kökünden etkiledi, deyiştirdi.

SAYIN PROF.DR.HAYDAR BAŞ İLE OLAN HATIRALARIM…..
Prof.Dr.Dünyam Ali Veliyev

SAYIN PROF.DR.HAYDAR BAŞ İLE OLAN HATIRALARIM…..

Ben qalben Allaha inanan bir insan oldum. Hacc seferinde bulundum. Ne mutlu ki, Hacc seferim Allahın yazdığı kader yüzünden onunla eyni zamanda Arafatda gerçekleşdi. Haccın tüm ibadətlərini onun önderliyi ile geçirdim.

Ondan ayrıldıqdan sonra Arafatda Baku kamuyonunu bekliyordum. Yere döşenmiş halçaların üzerinde dinlenirdim. Uzandığım halde uykuya gitdim. Uykuda gördüm ki, göylerde yıdızların içindeyim. Kuş gibi uçuyordum....

     Hocamız ile çoksaylı görüşün her biri beni derinden etkiliyordi. Ben ondan yaşlı olduğum için, her zaman benim ellerimden öpüyordu....

Trabzonda, İstanbulda onun evinde oldukta ben onun en ünlü müsafiri olurdum. Olaqanüstü

müsafirperverlik sergiliyordu.. En iyi odada yatağımı, yemeymi bilhassa kendisi köntröl ediyordu....

Afv dilerim, bir kez onun odasında olanda ellerimi yıkamak için evden çıkdım. O, benim arkamca derhal bir gişi göndirdi ve beni kendi odasına davet etdi. Kendisi kullandığı eşyalardan kullanmağımı tavsiyye etdi....

    2005-ci yılında Baku de Uluslararası konqre orqanize etdik. Rusiyadan çoksaylı akademisyonlar oraya katılmışdıyolar. Orada onu yeni bir iktisadi sistem yaratdığı için alqışlarla Nobel ödülüne aday gösterdiler. Hamı ayak üste onu alklşladılar...

   Universitenin kendisinden razı olan bir Rektörü vardı. Biz teşekkür için onun kabinesine gitdik. O bizi ayak üste karşıladı və oturmak için kendisinin önünde yer göstedi. Bu bizi aşağılamak idi. Lakin Hocamız ondan daha yukarıda olan başka bir masaya eyleşdi...ve ona öyüt vermeye başladı...

Bir kez Trabzondan İstanbula gedirdik. Ben uçağın arkasında oturmuştum. O isə önde idi. Qalabalık idi...Ben çok gec kaldım... o, gidib dinlene bilerdi...Amma bir saata kadar benl ayak üste bekledi....

Onunla bir yerde çoksaylı seferlerim olmuştur:Almaniya, Gibris ve başka.

Almaniyanın Heyder kendinde Auropanın en ünlü akadmisyonları MEM- i tartışiyorlardi. İktisat biliminde büyük katkıları olduğu için onu hepsi ayak üstü kutluyorlardı...

Görüşme bitdikden sonra bizi Reyn nehrinde gemide (büyük tehnede) akşam yeməyinə davet etdiler. İki saatlıq zaman var idi. Ben geminin matbaaxına geçdim. Hizmetçi heyyetinin Azeri olduqlarını öyrendim. Derhal hocam da ora geldi. Bir-bir heyyetin ellerinden öpdü. Hangi problemlərinin oduğunu sordu...

Bir kez Kibruse gitdik. Nikoziya şehrine- hamının sevimlisi -Bülent Ecevitin Kibrisi Türkiyeye kaytarırken dağın başında-zirvədə hatıra için bırakdığı tankları ziyarete gitdik. Hava şartları ruzgarlı idi. Hocamızın arabası önde gediyordu. O, keçenden sonra rüzgar bir ağacı koparıb yolu bağladı. O, kendi arabasını bırakıb bizə yardıma geldi....

Deyerli Hocam kainat devleti yaratmayı amaclıyordu. Onun bu yöndeki görüşleri dünya çapında gerçeleşiyopdu... Rusiya, Çin və başka devletler onun görüşlerini devlet politikasına çevirmişlerdi...Vatandaşlık maaşı görüşü gerçekleşmişdi...Ev hanımlarına maaş veriliyordu... Güney Afrikada BRİKS görüşü gerçekleşmişdi...

Tekce Türkiye dövleti onu görmek istemiyordu...

Prof. Dr. Rovşan Quliyev ile birlikte MEM-i rus diline, oradan da hocamızın Kazandaki devamçısı terefinden ingilisceye çevirilmişdir. MEM kitabının azericsine ön söz yazmışam...

Rusiya Devlet duması Onu davet etdi. Rusiyanın milletvekilleri önünde O, MEMİ anlatdı. Milletvekilleri onu ayaküstü kutluyorlardı. Başkan Putin bilqisayarda onu bizzat dinliyordı. Kendi yardımçısı prof.V.Minin dolayısı ile Hocamızı kutladı... Sonra Türk düşmeni V. Jirinovski onu kabinesine davet etdi. Jirinovskinin ağzından "Ne mutlu Türküm diyene" sözünü duymak bizi çok sevindidi...

Onun on iki İmam hakkında yazdıkları, Hz. Peyğember ve diger dini kitablar, "Hoşgeldin Atatürk" kitabı dünyamıza çok büyük hediyyedirler.

Hocamızın kainat devleti kurulması yönündeki görüşleri dünyanı addım-addım feth ediyor...

Mehmet Fateh, M.Atatürk kimi o da Fateh idi..Mekanı Cennet olsun...Aminn!!!

Ömür vefa etmedi. Maalasef...

Ancak O, milyonların sevgisini kazanmış və her zaman sevilecekdir. Mekanı Cennet olsun...

 

Prof.Dr. Dunyam Ali Veliyev

AMEA Z.M. Bümyadov adına Şarkiyyat Enstitusunun bölüm başkanı