YAZIKLAR OLSUN KENDİNİ KANDIRANLARA.....

        Ömrünü hak davaya adadığını iddia etmek ayrıdır. Yaşantısı ile ameli ile son nefese kadar bunu göstermek ayrıdır. Yarabbi sana giden vuslat yolunda nefsimle olan mücadeleye hazırım diyen insan, iddiada bulunmaktadır.

YAZIKLAR OLSUN KENDİNİ KANDIRANLARA.....
Gökhan Demir

YAZIKLAR OLSUN KENDİNİ KANDIRANLARA.....

     Allah’a kavuşma noktasında nefsi ile mücadeleye hazır olduğunu iddia etmektedir. Eğer dediğinde samimi ise kul bu iddia ile seyr-i süluk yoluna girmiş olur.

    İnsan-ı Kamil’e tam bir teslimiyetle başlayan bu yolda teslimiyet, istikamet ve hizmet yüce Allah’a dır. Teslim olduğunu iddia eden bir insan nasıl olurda terbiyecisi olan insan-ı kâmile ayrı arkasındansa ayrı hareket eder. İnanan insanın yüzü bir olur. Birkaç yüzü olmaz. 40 yıl hizmet edersin bir gün şaşarsın imanın gider. Allah’ın yolu ile davası ile dalga geçilmez.

     Dünya kadar ilmin olsa kitap yüklü merkep olmaktan öteye gidemezsin. Bu mübarek yol her türlü hatayı affeder ancak niyet hatasını asla affetmez. Mürşidine yalan konuşmak ile onun Rabbine yalan konuşmak arasında ne fark var.

     Peygamber varisini aldatmak ile Peygamberi aldatmak arasındaki fark ne? Hem Yüce Allah’ın, hem Habibullah’ı Muhammed Mustafa (s.a.a)’in varisleri olan Allah’ın dostlarıyla dalga geçmek ile yüce Allah c.c. ile dalga geçmenin ne farkı var. Sonuçta Allah’ın velileri adı üstünde Allah’ın velisi. O’nun velisi ha onu aldattın, ha vekilini. Adam olan hizmet ettiği yere ihanet etmez.

     Millet Allah dostunun ayağını koyduğu yeri öpüyor iz koyduğu yere yüzün sürüyorken. Onun kokusunun sindiği mekânlarda yıllarca oturup sonra o mekânlarla dalga geçer mi? O mekânları kendi nefsi çıkarları için kullanıp işi bitince o mekânlara ateş püskürür mü? Yıllarca dergâhlarda Allah’ı andığını sanan karakaçanlar anırmakla zikretmeyi karıştırıyorlar. Mürşidinin yanında en ela derviş pozunda, dışarda kardeşlerine karşı sırtlan pozunda. Ulan şerefsiz sen kimi kandırdığını sanıyorsun. Külah düşünce kel ortaya çıkıyor.

     Kaçınılmaz son. Yalana, fitneye sarılan insandan daha zayıf ve alçağı yoktur. Kendi emellerine kavuşmak için Allah c.c. dostlarını kullanmaktan bile çekinmeyen yaratıkların tek adı vardır. MÜNAFIK. Sen ne zannettin Allah’ın dostları seni tanımıyor anlattığın mavallara kanıyor mu sandın be ahmak.

     Resullah’ın yanında senin gibi onlarcası vardı. Resulullah s.a.a onlara aynı Mürşidinin sana davrandığı gibi davrandı. Allah’ın da, Resullullah’ın da ve Allah’ın dostlarının da sizin gibilerin ne olduğundan haberi var.

  Senin Allah c.c. dostlarının yanında sağ veya sol tarafında oturman senin O’nun için çok değerli olduğun manasına gelmez. Yıllarca hizmet ettim ben diyorsan buda bir iddia dır.

  Kime hizmet ettin. Allah’a mı? Allah c.c. senin hizmetine ihtiyacımı var. Ol deyince olduran yüce Allah'ın c.c. hiç Kimsenin hizmetine ihtiyacı yoktur. Eden kendine eder. İyi ederse karşılığı cennet, kötü ederse layığı cehennem dir. Her kul kendi ettiğinin mükâfatını alacaktır.

   Sen Hakka varmak için hakkın yoluna kul olacağına, nefsin için hak yolunu kullandın. Kimi nefsin istemedi onu Allah c.c. yolundan bir oyunla ekarte ettin.  Ancak Allah’ın hesabını unuttun tabi unutursun çünkü Allah c.c. senin gönlünde yok. Olsaydı insanları harcamak için değil, dağıtmak için değil, kazanmak, derleyip toparlamaya, insanların hatalarından faydalanmak yerine gece gibi örtmeye çabalardın.

  Yazıklar olsun. Ahdinden dönene. Allah’ın davası kimsenin babasının çiftliği değildir. Haddi aşan hesabını verir. Allah’ın adaleti ile…